Film, geçim sıkıntısı çeken bir Marksizm profesörü ve amatör telsizci olan Kübalı Sergio'nun (Tomás Cao) hikayesini anlatıyor.
Bir gün, Sergio'nun telsiz sinyalleri, uzay istasyonu Mir'de mahsur kalmış Rus kozmonot Sergei'nin (Héctor Noas) sinyalleriyle kesişir. Yakıtı tükenen ve dünyaya dönemeyen Sergei, çaresizlik içinde beklerken, Sergio ile kurduğu beklenmedik iletişim, ona bir umut ışığı olur.
Sergio ve Sergei, siyasi ve ekonomik zorluklarla boğuşan iki farklı dünyadan gelmelerine rağmen, telsiz aracılığıyla derin bir dostluk kurarlar. İkisi de bulundukları zorlu koşullar altında hayata tutunmaya çalışırken, birbirlerine destek olurlar ve farklılıkların ötesinde bir bağ kurarlar. Dışarıdaki dünya değiştikçe dostlukları derinleşir. Sergio ve Sergei, siyasi ve ekonomik zorlukların ortasında, yalnızlık, umut ve insan bağlarının gücünü konu alarak sürükleyici bir şekilde etkileşim kurar.